TBMM Başkanvekili Tekin Bingöl, son günlerde sosyal medyada kadın milletvekillerine yönelik sürdürülen haysiyet sınırlarını aşan kampanyalara dikkat çekerek, tüm milletvekillerine “daha güçlü bir ortak vicdanla hareket etmeleri” ve kadınların onurunu zedeleyen iftiralara karşı açık ve kararlı bir duruş sergilemeleri çağrısında bulundu. Bingöl, bu durumun yalnızca bir kez değil, sürekli tekrar eden bir olgu olduğunu ifade etti.
Bingöl, kadın milletvekilleri hedef alan dilin toplumsal vicdanı yaraladığını vurguladı ve Meclis çatısı altında uygulanan “linç kültürü”ne karşı net bir tutum sergilenmesi gerekliliğini dile getirdi. Kadınların emeği ve düşünceleri yerine cinsiyetleri üzerinden hedef alındığını belirten Bingöl, bu yaklaşımın toplumsal huzurun zedelenmesine neden olduğunu kaydetti.
Bingöl, milletvekillerinin yalnızca bireyler olarak değil, kendilerine oy veren milyonların temsilcileri olarak Meclis’te bulunduğunu hatırlatarak, “Kadınları aşağılayan, hedef gösteren ve onurlarını zedeleyen bir dili meşrulaştırmasına müsaade etmeyeceğim” dedi.
Ayrıca, bu haksız iddiaları gündeme getirenlerin yanı sıra, bu iddiaları sorgulamadan yaygınlaştıran bir medya anlayışının da sorunun ciddiyetini artırdığını belirtti. Bingöl, hakikati araştırmak yerine iftiraları manşetlere taşıyan bu yaklaşımın, siyasetin saygınlığına ve toplumsal vicdana zarar verdiğini ifade etti.
Son günlerde sessizliğin hakim olduğunu ve yetkililerin bu çirkinliklere karşı açık bir tavır almasını beklediğini dile getiren Bingöl, “Siyaset rekabettir, ancak bazı değerler vardır ki dokunulmazdır ve her koşulda korunmalıdır” dedi.
Başkanvekili Bingöl, “Kadınların onuru, insan onuru ve demokratik hukuk devletinin korunması meselesidir” diyerek milletvekillerini, tüm siyasi görüş ve partilerin üstünde bir anlayışla daha güçlü bir ortak vicdanla hareket etmeye çağırdı. Sessiz kalmanın, bu tür ahlaksız saldırıları dolaylı yoldan meşrulaştırmak anlamına geldiğine dikkat çekti.