Rusya’da savaşın etkileri sürerken, savunma sanayisindeki üretim artışı ekonomik büyümeyi desteklemeye devam ediyor. Ancak, tarihi düşük seviyelerdeki işsizlik ve kısıtlı istihdam imkanları, sivil sektörlerde ciddi bir baskı yaratıyor. 2026 yılı için hazırlanan bütçede, savunma ve güvenlik harcamalarının öncelikli alanlar arasında olduğu belirtiliyor. Rusya Maliye Bakanlığı’nın verilerine göre, bu yıl federal bütçe gelirlerinin 40,3 trilyon ruble, harcamalarının ise 44,1 trilyon ruble olması bekleniyor. Bütçe açığı ise 3,8 trilyon ruble düzeyinde öngörülüyor.
Savunma siparişleri ve bütçe harcamaları, üretimi desteklerken, aynı zamanda ekonominin diğer alanlarında iş gücü bulma sorununu daha görünür hale getiriyor. Rusya Federal İstatistik Servisi (Rosstat) verilerine göre, işsizlik oranı Mart ayında yüzde 2,2 seviyesine geriledi. Yetkililer bu durumu, ekonomide istihdamın güçlü olduğunu gösteren bir işaret olarak değerlendirirken, şirketler personel açığı konusunda endişelerini dile getiriyor.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, bazı sektörlerdeki iş gücü açığına dikkat çekerek, bu koşullarda verimliliği artırmanın önemli bir görev olduğunu vurguladı. Putin, büyümenin yeni çalışan temin etmekle kalmayıp, mevcut iş gücünün daha verimli kullanılmasıyla da mümkün olabileceğini ifade etti.
Rusya Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina, ülkedeki iş gücü piyasasının olağan dışı derecede sıkı olduğunu belirtti. Nabiullina, böyle bir iş gücü açığıyla modern Rusya tarihinde daha önce hiç karşılaşılmadığını söyledi. Bu durum, enflasyon ve para politikası kararlarını etkiliyor. Merkez Bankası, iş gücü piyasasındaki gerilimin azaldığını ancak şirketlerin çalışan bulma ve elde tutma konusundaki rekabetin yüksek olduğunu belirtiyor. 2026 yılı için maaş artışları daha ılımlı bir seyir izlese de, ücret artışlarının verimlilik artışını aşmaya devam ettiği tespit ediliyor.
Bu durum, şirketleri daha yüksek ücretler teklif etmeye zorlayarak, maliyet baskısı ve enflasyon üzerinde ek bir yük oluşturuyor. Ayrıca, bazı şirketler talep zayıflamasına rağmen personel sıkıntısı nedeniyle çalışanlarını elde tutmayı tercih ediyor. Bu nedenle iş gücünün sektörler arasında yeniden dağıtımı zorlaşıyor.
Sıkı para politikası da, iş gücü sıkıntısına ek olarak, şirketler üzerinde ek baskı yaratıyor. Rusya Merkez Bankası, politika faizini yüzde 14,5’e indirirken, para koşullarının hala sıkı olduğunu vurguladı. Yatırım aktiviteleri genel olarak gerilerken, kredi faaliyetleri bu yılın başından bu yana ılımlı bir seyir izliyor. Şirketler, yüksek finansman maliyetleri ve belirsizlikler nedeniyle yatırım, işe alım ve ücret artışlarında daha temkinli yaklaşıyor. Uzmanlara göre, savaş ekonomisi kamu harcamalarını desteklerken, sıkı para politikası ve iş gücü açığı özel sektörün genişleme kapasitesini sınırlayan karmaşık bir tablo oluşturuyor.
Personel açığı, özellikle savunma sanayisi ile benzer nitelikte iş gücüne ihtiyaç duyan sektörlerde daha belirgin hale gelirken, imalat sanayisi, lojistik, inşaat, perakende, hizmetler ve bilişim teknolojileri gibi alanlarda da etkisini gösteriyor.