NATO Askeri Komite Başkanı Amiral Giuseppe Cavo Dragone, “Avrupa Ordusu oluşturmak düşünülmemeli; bu durum çelişkili ve mantıksız olur” ifadelerini kullandı. Dragone, Belçika’nın Brüksel kentindeki NATO Genelkurmay Başkanları Toplantısı sonrası düzenlediği basın toplantısında, Avrupa’daki savunma kabiliyetlerinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

NATO’nun askeri liderliği, üye ülkelerin savunma yeteneklerini geliştirmeye yönelik daha adil bir yük paylaşımına ihtiyaç duyulduğunu belirtirken, NATO zirvesinde liderlerin verdikleri sözlerin somut sonuçlara dönüşmesini beklediklerini ifade etti.

Dragone, Avrupa savunma sanayisini sert bir şekilde eleştirerek, “Caydırıcılık ve savunmamız için gerekli olan tüm kabiliyetlerin teslimat ve ikmal süreçlerini hızlandırmak zorundayız” dedi. Silah üreticilerine doğrudan seslenen Dragone, “Savunma sanayii üretimini hızlandırmaya ve iş modellerinizi bu zorunluluğa adapte etmeye davet ediyorum. Artık parçalanmışlık sona ermeli” şeklinde konuştu.

Avrupa’daki güvenlik durumunun oldukça gergin olduğunu belirten Dragone, “Savaşta değiliz ama barışta da değiliz” açıklamasını yaptı. Avrupa’nın NATO olmadan ortak bir ordu kurma ihtimaline dair soruya ise Dragone, “Burada bir yanlış anlama var. Her ülkenin yalnızca bir ordusu vardır ve bu ordular kendi egemenlikleri altındadır. Dolayısıyla Avrupa Ordusu oluşturmak mümkün değildir; bu durum mantıksız olacaktır” dedi.

Dragone, Avrupa’nın askeri faaliyetlerde bulunması durumunda NATO’nun mevcut ordu yapısını kullanacağını belirterek, “Bu nedenle NATO’nun Avrupa sütununu konuşmalıyız; esas mesele budur” şeklinde görüş bildirdi.

NATO’nun Avrupa’daki en üst düzey komutanı Alexus G. Grynkewich, ABD askerlerinin Avrupa’dan çekilme olasılığı ile ilgili soruları yanıtladı. Grynkewich, “İttifakın Avrupa sütunu güçlendikçe, ABD’nin Avrupa’daki varlığını azaltmasına olanak tanıyacak” diyerek, müttefiklerin kapasitelerini geliştirmesi durumunda ABD güçlerinin yeniden konuşlandırılmasını bekleyebileceklerinin altını çizdi. Bu sürecin birkaç yıl alabileceğini ve Avrupa ülkelerinin harcama taahhütlerini yerine getirmeleri gerektiğini ifade etti.