25 Mayıs 2026 tarihinde, istinaf mahkemesi tarafından Özgür Özel’in Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı kazandığı kurultay hakkında verilen kesin butlan kararı sonrasında, dün CHP Genel Merkezi’ne yapılan polis baskını Türkiye’nin gündemini sarstı. Kılıçdaroğlu’nun talebi üzerine gerçekleşen bu olay, polisin kapıları demir makasla keserek içeri girmesiyle gerçekleşti ve plastik mermiler kullanıldı.
ÖCALAN’DAN TEPKİ GELDİ Öcalan ile görüşme gerçekleştiren İmralı Heyeti, Öcalan’ın CHP’ye yapılan baskınla ilgili sert eleştirilerde bulunduğunu açıkladı. Öcalan, “Bir siyasi partinin genel merkezine kapısını balyozla kırarak girmek demokraside kabul edilebilir bir durum mudur?” sözleriyle yapılan uygulamayı kınadı.
Öcalan’ın açıklamaları şu şekilde devam etti: “Toplumlar, büyük düşünce ve etik değerler olmadan dönüşemez. Bugün Türkiye, etik, siyasi, hukuksal ve ekonomik açıdan büyük bir sıkışıklık yaşıyor. Bu nedenle sürecin önemini vurguluyoruz. Orta Doğu’daki durumun belirsizliklerle dolu olduğunu düşünüyorum; İran ve İsrail gibi ülkeler giderek daha sert bir tutum sergiliyor. Bu durum, bölgedeki ayrışmaları derinleştiriyor ve bizi daha dikkatli olmaya zorluyor.”
Öcalan, “Bütün bunların yasal bir temele oturması gerektiğini unutmamalıyız. Beklemek sadece yeni riskler doğurur; zaman kaybına tahammülümüz yok. Tüm aktörlerin bu tarihi sorumluluğun farkında olarak hareket edeceğine inanıyorum.” dedi.
Demokratikleşme sürecinin önemine değinen Öcalan, “Bir yasa çerçevesi, demokratikleşme sürecinin temel taşlarını oluşturabilir. Bu tür yasal düzenlemeler, bizi gerçek bir demokratik yapıya yakınlaştırır. Demokrasi, hayati bir ihtiyaçtır ve bu sürecin başarısı hedeflerimize ulaşmamızı sağlayacaktır.” dedi.
Öcalan, “Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik bu tür baskılar, demokrasinin işleyişindeki eksiklikleri gözler önüne seriyor. Önemsemeyip demokrasiyi lüks gören bir yaklaşım, ciddi sonuçlar doğurur. Cumhuriyetin demokratik niteliğinin güçlendirilmesi acil bir meseledir.” şeklinde konuştu.
Son olarak, Öcalan, “Kürtlerin demokratik cumhuriyetle entegrasyonu, bu süreçteki en büyük adımlardan biridir. Kürt meselesinin yarattığı zorlukları aşmak ve Türk-Kürt ilişkilerini modernize etmek için çalışıyoruz.” ifadesinde bulundu. Barış ve demokratik bir toplum için uluslararası aydın ve akademisyenlerin desteklerinin önemli olduğunu vurguladı.