Epstein, istismar, vahşet

Sermaye ve Barbarlık: Epstein Dosyaları Üzerinden Bir Değerlendirme

“Eğer para, dünyaya, bir yanağında doğuştan kan lekesiyle geliyorsa sermaye tepeden tırnağa her gözeneğinden kan ve pislik damlayarak geliyor.” —Karl Marx

Karl Marx’ın sermaye hakkındaki çarpıcı sözleri günümüzde hala güncelliğini koruyor. Emperyalist barbarlığın zirvesindeyken, Epstein dosyalarıyla ortaya çıkanlar sadece bir skandal değil, aynı zamanda sermaye sınıfının varoluşsal gerçeğini de yansıtıyor. Sermayenin doğası artık gizlenemiyor, her alanda açık bir şekilde beliriyor.

Gazze’deki soykırım, Venezuela liderinin kaçırılması, Afganistan ve Suriye halklarının cihatçı çetelere teslim edilmesi; tüm bunlar emperyalist barbarlığın çirkin yüzünü ortaya koyuyor. Marx’ın söylediği gibi, sermaye cesaretini kâr doruklarına ulaştıkça gösteriyor; cinayet, tehlike ve insanlık dışı uygulamaların hiçbir sınırı yok. Epstein dosyaları da bu gerçeği kanıtlar nitelikte.

Sermayenin temsilcileri arasında Norveç prensesinden Suudi prenslerine kadar uzanan bir ağ bulunmaktadır. Hepsi aynı sınıfa ait, hepsi sermaye terörünün birer parçası. Sermayenin birikimi ilişkiler ağı, spekülasyon ve suç mekanizmalarıyla sağlanıyor. Epstein dosyası, sömürü düzeninin kendi çocuklarını koruma çabasının bir örneğidir.

Engels’in belirttiği gibi, modern ücretli kölelik sadece şekil değiştirerek devam ediyor. Sermaye, güç ve egemenliğini yoksulların kanıyla besliyor. Epstein olayı da bu acı gerçeği yansıtıyor. Ancak, dünyadaki sömürüye karşı mücadele eden işçi sınıfı ve ezilenler birleşerek bu düzeni değiştirebilir. Yoksul çocukların bedenlerini meta haline getiren bu çürümüş düzene karşı ancak birlikte durabiliriz.

Bu yazı Evrensel‘de yayımlanmıştır.